Eşek, ovalardaki kuru, sıcak havadan yüksek bölgelerdeki dağ havasına kadar farklı iklimlerin hemen hepsinde yaşa¬mı sürdürebilir. Üstelik dik yokuşları, dar patikaları, taşlı nehir yataklarını, çamurlu yolları ve başka engebeli arazileri aşmak için de birebirdir. Hiçbir atın ya da devenin gidemediği yerlere gidebilir. Özellikle motorlu araçların birçok eve ulaşmadığı şehirlerde yaşayan milyonlarca insaniçin eşek, en önemli nakliye aracıdır.
Eşekler keskin virajlarda ustalıkla manevra yapabilir, evlere ulaşmak için çitlerle çevrili dar patikalardan geçebilirler. Onların pahalı lastiklere ihtiyacı yoktur ve kaygan zeminde pek sıkıntı çekmezler. Her şekil ve boyutta yük taşırlar ve hemen her zaman malı, nerede olursa olsun eve kadar teslim ederler. Öfke¬den köpüren şoförler oturdukları yerden korna çalarken, eşekler kilitlenmiş trafikte kolaylıkla yol alırlar. Hiçbir trafik polisi ters yola girdiği için bir eşeğe "ceza kesmeye" kalkışmaz. Ayrıca park sorunu da yoktur. Bir eşeğin ortalama fiya¬tı aşağı yukarı 150 TL'dir, ancak motorlu taşıta yapacağınız masrafı düşünecek olursanız, ikisini karşılaştıramazsınız bile.
Sabahleyin ağır yüklerini pazara taşıyan eşekler, oldukça hızlı gidebilirken, mallar satılıp yükleri sırtlarından indirildikten sonra eve dönüş sırasında, acele etmeden, hatta yol ke-narlarında biraz yeşillik atıştırmak için aheste aheste dolaşarak yol alırlar. "Tatil" günlerinde de, eşekler su ve odun taşımak için günlük ev işlerinde kullanılırlar. Ayrıca başkalarına da kiralanabilirler. Hatta bazıları, "eşekle nakliyat" firmasında çalışan "kervanlara" aittir. Bazı yerlerde bir eşek iki tekerlekli bir araba çekebilir ya da bir çift eşek daha büyük bir arabaya koşulabilir.
Yeryüzünün en büyük nüfusa sahip on altıncı ülkesi olan Etiyopya'nın başkenti Adis Ababa'nın sokaklarında, eşekler uzun zamandır önemli bir nakliye aracıdır. Bu eşeklerin, gidecekleri yeri iyi bildiklerinin ve azimle oraya ulaşmaya çalıştıklarının farkında olan şoförlerin çoğu, onlara ayak uydurmayı öğrenmiştir. Eşekler yoğun trafikten ürkmezler ancak şoförler eşeğin üzerinde geniş bir yük olduğunu ve arkasındaki trafiği umursamadığını hesaba katmalıdır. Bu yüzden kömürlere, tezeklere, odunlara ya da taşıdıkları her neyse ona çarpmak istemiyorsanız yoldan çekilmeniz iyi olur! Etiyopya'daki eşek nüfusu tahminen beş milyon civarındadır, yani yaklaşık olarak her on iki kişiye bir eşek düşer. Milyonlarca Etiyopyalı derin vadilerin ayırdığı ücra tepelerde yaşar. Ülkenin ortasında bulunan geniş platoyu sayısız küçük dere bölmüştür. Buralara köprüler inşa etmek hatta toprak yollar yapmak bile, benzer koşullarda bulunan herhangi bir ülkede oldukça zordur. Bu yüzden dirençli ve yere sağlam basan "eşek" gene ide¬al bir nakliye aracıdır.
En çok taşıdıkları yük tahıl, sebze, odun, çi¬mento ve kömür dolu çuvallar ile yemeklik yağ tenekeleri ve içecek dolu kasalardır. Bazı eşekler 90 kilo ya da daha fazla yük taşıyabilir. Bambu ya da okaliptüs sırıkları gibi uzun yük¬ler, eşeğin yanına bağlanıp arkadan sürükle¬nerek götürülür. Ama koskocaman bir saman yığını altında neredeyse kaybolmuş hayvanın hali tam resimliktir.
Sabah olunca, nüfusu üç milyonu aşan Addis Ababa şehrine bazısı 25 kilometre kadar uzaktan gelen binlerce eşek akın eder. Özellikle pazarın kurulduğu Çarşamba ve Cumartesi günleri daha kalabalık olur. Yolculuk üç saat kadar sürebildiğine göre, bazısı daha güneş doğmadan yola koyulmuş demektir. Bazen sahibi eşeğin yanında yürür, ancak çoğu zaman eşeğine yetişmek için arkadan koşanları da görürsünüz.
Eşeklerin bakımı oldukça kolaydır. Kendi yemlerini bulur ve ne bulurlarsa yerler. Onlara iyi davranırsa sahiplerine bağlanırlar. Zekâya gelince, atlardan daha akıllı oldukları söyleniyor. Ayrıca yön bulma yetenekleri de mükemmeldir. Yanlarında kimse olmadan sekiz kilometreden daha uzak bir yerden su alıp getirebilirler, tabii yükü koyacak ve indirecek birilerinin olması şartıyla. Güzergâhlarındaki insanların, siparişlerinin geldiğini anlamaları ve onları teslim almaları için eşeğin boynuna bir çıngırak da bağlanabilir.
Eşekler çok çalışkandır, fakat yükün boyutu ile mola ihtiyaçları konusunda oldukça inatçıdırlar. Böyle durumlarda ya da yük onlara acı verecek şekilde yerleştirildiğinde, yere yatarak tepki verebilirler. Bu tepki bazen "yanlış" anlaşılabilir ve eşeğin azarlanmasına ya da dayak yemesine neden olabilir.
Eşeklere önem verilmeli ve iyi bakılmalıdır. Bir yükün iyice bağlanmadığı için kaymaya başlaması ve eşeğin düşüp bacaklarını kırmasına neden olması üzücüdür. Yaralar, çeşitli parazitler, ayak çürümesi, zatürree ve başka sorunlar, bu gayretli yük taşıyıcılarını zayıf düşürebilir.
Anavatanı Afrika olup Mısırlılar beş bin yıl önce evcilleştirmiş. Cervantes'in ünlü romanında Don Kişot'un uşağı Sanço bile eşeğe binmedi mi ?
Eşek Anadolunun çilekeş hayvanıdır. Köylük alanda eşeğin varsa rahatsın. Vur sırtına odunu dağların başına, ovanın düzlüğüne saatlerce yürür. Kolay hastalanmaz, az yer, az içer ve az uyur. Üstelik ucuzdur. Ama hakkında tek olumlu yazıya rastlanmaz. Bilim adamları arasında itibar görmez.
Karakaçanların tarihi çok eskilere dayanıyor ve insanların hayatında önemli bir rol oynamaya bugün bile devam ediyor. Zaman içinde kamyon ve araba modelleri büyük bir değişime uğradıysa da eşeklerin modeli hiç değişmedi. Ve kesinlikle önem görmeyi hak ediyorlar! Hiçbir sıpa mayın döşemez, ufak çocuklara tecavüz etmez, ormanları yakmaz, banka soymaz, kumar oynamaz, savaş teknolojisi geliştirmez, mankenlerle içki sofralarında para harcamaz. Görevini yapar, verildiği kadar otunu yer. Sonra avukat tutamaz, sendikası yoktur ve ayrıca seçimlerde oy da kullanamaz. Eşek masumdur, ayrıca vefalıdır. Ya insan!
Prof. Dr. Orhan Kural
İTÜ Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı





Twitter
Myspace
Digg
Del.icio.us
Reddit
Yahoo
Newsvine
Googlize this
Facebook