
En iyi belgesel dalında Oscar kazanan ‘Koy’, bu akşam NTV’de ekrana geliyor
Katledilen yunuslar
Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Louie Psihoyos’un imzasını taşıyan bol ödüllü “Koy”, bu akşam NTV’de ekrana geliyor. Sinemacılar, eylemciler ve dalgıçlardan oluşan bir ekibin, Japon balıkçıların yunus katliamını izlemelerini konu edinen yapım,
uluslararası festivallerde kazandığı ödüllerin yanısıra 2010’da “En İyi Belgesel Film” dalında Oscar heykelciğinin de sahibi oldu. Belgesel, Japonya’daki Taiji’de bulunan uzak ve saklı bir koyun kanlı iç yüzünü yansıtıyor.
Taijili balıkçıların, milyon dolarlık yunus eğlencesi endüstrisi ve el altından yürütülen yunus eti
pazarı için gecenin karanlığında yürüttüğü kanlı avı nasıl gerçekleştirdiklerini anlatan belgesel, yapay kayalara yerleştirilen gizli mikrofonlar ve kameraların da içinde bulunduğu son teknolojiden yararlanılarak çekilmiş. Dünyanın dört bir yanındaki hayvanseverleri yunus katliamına karşı harekete geçirmeyi amaçlayan “Koy”, kaçırılmayacak bir çalışma. ■ NTV, 22.00
Koy’u lütfen izleyin, izletin
İzlerken insanlığımdan utandığım ve üstüne belgesel tanımam dediğim Koy (The Cove) sonunda vizyona girdi.
Koy, insanın, güler yüzlü, dost yunuslara yaptıklarını anlatıyor. Hayvanların başına ne geliyorsa dost bildikleri, yakınlaştıkları, güvendikleri insanlardan geliyor zaten.
Japonya’daki balıkçı kasabası Taiji’de yaşanan gizli kapaklı yunus katliamını ve ticaretini açığa çıkaran, görüntüleyen, dünyaya duyuran bu filmin müzikleri, yapay kayalara saklanan kameralardan alınan görüntüleri, sualtı çekimleri, konuyu işleyişi mükemmel.
Ama daha da önemlisi Koy’un anlattıkları ve verdiği mesaj.
Sadece Japonya’da değil, kuzey denizinde de devam eden yunus katliamını ve dünyanın dört bir yerinde, Türkiye de dahil, gösteri amacıyla yunuslara yapılan işkenceleri gösteren bu belgeselin izlenmesi eminim çok şey değiştirecek.
Değişimin mümkün olduğunun en önemli kanıtı, bir zamanlar Flipper adlı dizide yunus eğitmenliği yapan Ric O’Barry’nin, Koy’un başrolünde yunus şovlarına karşı çıkan bir aktivist olarak yer alması.
Kollarında bir gösteri yunusunun intihar etmesi Ric O’Barry’nin metamorfozunun başlangıcı olmuş. Ve yunus şovlarının baş sorumlusu olan bu adam o günden sonra işi gücü bırakıp karşı tarafa geçmiş, bu hayvanların ait oldukları yerlere, denizlere dönmesi için çalışmaya başlamış.
Koy’u izleyince siz de nerede olursanız olun, yunus katliamına karşı duran safha geçeceksiniz ve eminim yunuslarla yüzme imkanı sunan ve yunus gösterileri yapan merkezlere bir daha beş kuruş bile vermeyeceksiniz. Bu tek taraflı eğlence yerlerinin kapanması için elinizden geleni yapacaksınız.
İşte bu yüzden, lütfen diyorum, lütfen, hemen gidin ve Koy’u izleyin.
Pişman olmayacak ve sinemadan farklı bir insan olarak çıkacaksınız.
http://www.hurriyet.com.tr/magazin/yazarlar/14958309.asp?yazarid=119&gid=61
Ömür GEDİK
___________________________________________________________________________________________________
İnsanın eylemci olası geliyor!
Resimde gördüğünüz şu koy yunus kanıyla dolu. Ve bu bizim yüzümüzden.
Sizin, benim gibiler gidip yunuslarla yüzebilsin, yunusları okşayabilsin, su parklarında maymun edilişlerini izleyebilsin diye...
Yunuslar yılın altı ayı Japonya’nın Taiji kasabasındaki bu koyda çığlık çığlığa işkence görerek öldürülüyor, ölenlerin etleri satılıyor; “şansı yaver gidenler” dünyanın dört bir yanındaki su parklarına gönderiliyor, bit kadar havuzlara atılıyor ve hayatta burnuyla top çeviren yunusları izlemekten daha iyi yapacak şeyi olmayanları eğlendirmek üzere eğitiliyor.
Gördüğünüz şu koyda yüzbinlerce yunus öldü. Burası sözde milli park. Uzaktan baktığınızda bir doğa harikası, insana huzur veren cinste. Ama dikenli tellerle çevrili koyun her tarafında “Dikkat!”, “Girilmez!” tabelaları var. Koca koca, kırmızı harflerle yazılmış... Ellerinde bıçaklarla dolaşan balıkçıların meskeni burası. Gündüz burada yunusları öldürüyor, gece ateş etrafında birbirlerine katliam anılarını anlatıyorlar. Hayır, bu onların geleneği falan değil çünkü Taiji’deki bu koyda olanlar Japon halkından gizli tutuluyor.
YUNUS ETİ EŞLİĞİNDE YUNUS GÖSTERİSİ İZLİYORLAR
Taiji, dünyanın en ikiyüzlü kasabası. Kentin her yanı yunus heykelleri, yunus resimleri, yunus hediyelikleriyle dolu. Burada olup biteni, yunus katliamlarını bilmeyenler sanır ki dünyanın en yunus dostu yeri.
Oysa Taiji’deki Balina Müzesi’ni ziyaret edenler hem yunusları izleyebiliyor hem de yunus eti yiyebiliyorlar.
İyi ki Ric O’Barry gibileri var. Barry dalgıçlar, eylemciler ve sinemacılardan oluşan ekibini topluyor; gecenin karanlığında koyun her tarafına yapay kayalar içinde gizli kameralar ve mikrofonlar yerleştiriliyor. O kameralar balıkçıların yunusları vahşice öldürmelerini, koyu kan gölüne çevirmelerini tüm detaylarıyla kaydediyor.
İşte geçtiğimiz hafta vizyona giren “The Cove”(Koy) belgeseli böyle ortaya çıkıyor.
İzlediğinizde insanlığınızdan utanıyor, poponuzun üzerinde oturup saçma sapan işlerle uğraştığınız için kendinize öfkeleniyorsunuz. “Bir tarafından ben nasıl tutarım acaba?” diye düşünüyorsunuz.
O’Barry’nin dediği gibi “Eğer orada olanlara son veremezsek, bunu düzeltemezsek, büyük sorunları boş verin, umut yok demektir.”
İnanması zor bazı gerçekler
* 1970’lerde balina ses kayıtları dünyanın ilk çevre hareketini ateşlemeye yardımcı oldu.
* Taiji dünya çapındaki su parkları ve yunuslarla yüzme programlarının en büyük yunus tedarikçisi.
* Yakalanan yunusların her biri 150 bin dolara satılıyor. Taiji Balina Müzesi bu satışta komisyonculuk yapıyor, kârı belediye ve balıkçılarla paylaşıyor.
* Yunus avı her yıl eylülde başlayıp marta kadar sürüyor.
* Her yıl Japonya’da 23 bin yunus öldürülüyor.
* IWC (Uluslararası Balina Avcılığı Denetleme Komisyonu) 1986’da ticari balina avcılığını yasakladı. Bir yıl sonra Japonya üç katı sayıda yunus öldürerek ve büyük balinalarla ilgili öldürücü araştırma programları başlatarak cevap verdi.
* 1986’dan beri Japon heyeti, IWC’nin ticari balina avcılığı yasağını kaldırmaya çalışıyor. Son yıllarda komitede güç kazanmak ve oy çoğunluğunu elde etmek için çalışmalar yapıyorlar. ıflas etmiş veya fakir ülkelere maddi yardımda bulunup karşılığında onların IWC’ye üye olmalarını ve kendilerine balina/yunus avcılığı konusunda oy desteği vermelerini istiyorlar. Kamerun, Togo, Kamboçya, Ekvator, Eritrea, Gine Bisav, Kiribati, Laos ve Marşal Adaları bunlar arasında. Bu ülkelerin temsilcileri IWC’de Japonya yanında oy veriyor ancak konferanslar sırasında ya dergilerdeki otomobil ilanlarına göz gezdiriyor ya da uyukluyorlar. Birkaç yene oylarını satıyorlar yani.
* 2003’ten bu yana Japonya, yunus ve balinaları avlama bölgelerinin sayısının azalmasını eleştiren bilimsel verileri aktarıyor.
* “Science” dergisindeki 2006 tarihli bir rapora göre balıkçılık bu hızla devam ederse 40 yıl içinde dünyanın balık stokları bitecek.
http://www.hurriyet.com.tr/magazin/yazarlar/14958305.asp?yazarid=350&gid=61
Melis ALPHAN
melisalphan@hurriyet.com.tr