PARLAMENTODAN

Haytap’ın Meclise Sunduğu Araştırma Önergesine Çevre Komisyonundan Destek

  • A+
  • A-

Hayvan hakları mücadelesinde ne zaman umutsuzluğa ve bezginliğe düşsem, Pes etme sakın! der gibi bir yerden bir umut ışığı doğuyor.

Çevre Komisyonu Başkanı, AK PARTİ Ankara Milletvekili Sayın Haluk Özdalga bu sıkıntılı günlerde HAYTAP’ın ışığı oldu. Meclis araştırma önergemizi inceledi, o güzel enerjisi ve sabrıyla önerge üzerinde gerekli çalışmaları ve düzeltmeleri yaptı, parti yetkilileriyle ve ilgili bürokratlarla görüştü ve önergemiz az önce AK PARTİ’li vekiller tarafından Haluk Özdalga’nın girişimiyle imzalandı.

Bundan sonraki aşama, komisyonun bir an önce kurulması için AK PARTİ grup başkan vekillerine kamuoyunun bu konudaki talebini göstermek ve önergemizin diğer önergelerin önüne geçerek Hayvan Hakları Komisyonunun kurulması için onları ikna etmek olacak.

AK PARTİ kanadında bir süredir sürümcemede kalan bu konuyu sihirli bir değnekle dokunmuşçasına çözüveren Vekilimiz Sayın Haluk Özdalga’ya, kıymetli zamanını, emeğini ve yüreğindeki sevgiyi bizlerle paylaştığı için HAYTAP camiası olarak sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.

İşte Haluk Özdalga’nın araştırma önergesi:

TBMM Başkanlığına,

Sokaklardaki başıboş hayvan popülasyonu, şimdiye kadar uygulanan yöntemlerle kontrol altına alınamamıştır ve birçok vatandaşta tedirginlik yaratmaktadır.

Zehirlemeler sonucu ölen hayvanların yerine kısa zamanda yenileri gelmekte, daha kolay beslenme olanağı buldukları için bu hayvanlar daha da hızlı üremektedir. Belediyelere kuduz şüphesi duyulması durumunda zehirleme yetkisi veren Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile çelişkili hükümler içermektedir.

5199 sayılı Kanun’da öngörülen kısırlaştırma ise maalesef tek başına yeterli bir yöntem olmamaktadır. Bir çift köpekten beş yılda 60 bin köpeğin üreyebileceği göz önüne alındığında süs hayvanı kaçakçılığı ve ithalatının kontrol altına alınması gerektiği görülür.

Bunun yanında, pet shop’lardan geçici bir hevesle satın alınan hayvanların büyük kısmı daha sonra sokağa terk edilmektedir. Hayvan refahı açısından da son derece olumsuz koşullar sergileyen pet shop’lar hayvanların aşılarını ve bakımlarını gereği gibi yapmadığı için halk sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Dolayısıyla pet shop’lara da belli sınırlamalar getirilmeli, gerekirse Avrupa ülkelerinde olduğu gibi pet shop’ların hayvan satması yasaklanmalı, hayvan bakmak isteyen kişiler bakımevlerine ve sokak hayvanlarına yönlendirilmelidir.

Hayvanlarını sokağa terk eden kişilere kanunda öngörülen yaptırımların uygulanabilmesi için hayvanlar çiplenmeli, gerektiğinde bu çipteki bilgiler yoluyla hayvan sahiplerine ulaşılabilmelidir.

Bilinçlendirme çalışmaları kapsamında, belediyelerin afiş ve kampanyalarının yanında, okullarda çocuklara yönelik, hayvanlara nasıl davranmaları gerektiği konusunda eğitim programları düzenlenmelidir.

Kamuoyu vicdanını rahatsız eden bir diğer konu, trafik kazasına uğramış ya da sorunlu kişiler tarafından kötü muamele görmüş hayvan görüntüleridir. Psikiyatristler ve adli tıp uzmanları tarafından yapılan bilimsel çalışmalar göstermektedir ki birçok seri katil bir dönem hayvanlara işkence ettikten sonra insan öldürmeye başlamışlardır.

Hayvan öldürmeyle insan öldürmenin arasının bir adım olduğu düşünülerek, hayvanlara karşı işlenen suçlar gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Kabahatler Kanunu kapsamından çıkarılıp Ceza Kanunu kapsamına alınmalıdır. Aynı şekilde hayvanlarını dövüştüren kişilere de caydırıcı cezalar uygulanmalı, gerekirse bu konuda kolluk güçleri yetkilendirilmelidir.

Sokak hayvanlarından tedirgin olan kişilere ve yaralı hayvanlara acil destek vermek için yerel hayvan koruma gönüllülerinin bulunduğu mahallî bilgi gişeleri kurulmalı, belediyeler hayvan ambulanslarına kavuşturulmalıdır. Bakımevleri cerrahi müdahaleler için gerekli teçhizatla donatılmalı, gönüllülerle işbirliği içinde çalışarak sadece yaralı, sakat ve yavru hayvanlara ev sahipliği yapmalıdır.

Bunlara ek olarak, turizm amaçlı kullanılan yunuslar ve sirk hayvanları gibi gösterilerde kullanılan hayvanlar ile hayvanat bahçelerinin durumu, hayvan deneyleri, avcılık gibi konuların 5199 sayılı Kanun kapsamında hayvan refahı açısından yeniden ele alınması gerekmektedir.

Yukarıda belirtilen hususları da dikkate alarak, Anayasa’nın 98 ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılması uygun olacak değişiklikleri belirlemek amacıyla bir Meclis araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz.

Pelin SAYILGAN

HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu

Ankara Temsilcisi


Kanal D Bkm Çok Güzel Hareketler Bunlar - Hayvan Hakları - Yilmaz Erdoğan ve Haytap Videosunu İzlemek için Tıklayınız ...