Son Ada - Zülfü Livaneli

  • A+
  • A-

Dünyanın en güzel adalarından birinde kendi halinde mutlu bir şekilde yaşayan insanlar ve onlarla birlikte yaşayan hayvanlar adaya bir gün herşeyi ben bilirim , ben kontrol ederim diyen bir başkanın gelmesiyle sarsılırlar. Gerek cesaret edip ona ses çıkaramayanlar gerekse yaşadıkları eko sistemin bütünlüğünün farkında olmayan ada halkı da suçludur aslında.Önce martılara karşı savaş açılır. sonra onları yok etmesi için adaya tilkiler getirilir. Tilkilerin çoğalması üzerine zehirlenmelerine karar verilir.

Fakat sistem bir kere kopmuştur. Siyanürle zehirleme de başlayınca insanlar da etkilenir..yılanlar bu sefer adayı istila eder...doğayla karşı bilinmeyen bir savaş başlamıştır artık...önceden sıradan gözüken bu müdaheleler düşmanı düşmanı kırdırmaya başlamıştır. Başkan bu kararlarını alırken hep demokratik yöntemlere başvurur.

Başkan yok etmeye programlı bir darbecidir. ( Bu karakteri kenan evren diyerek basitleştirmek yalnızca insafsızlık olur. zira bunlardan irili ufaklı binlercesi olduğunu hepimiz bilmemiz gerekir. Bunlar kimi zaman apartman yöneticisi , kimi zaman site yönetim kurulu kimi zaman herşeyi ben bilirim diyen bir belediye başkanı bile olabilir)

Darbeci bir başkan emeklilik yıllarını geçirmek üzere herkesin her şeyiyle hoşnut olduğu cennet bir adaya yerleşir. başkan ruhuna dek işlemiş olan yıkıcılık potansiyelini geçmiş politik gücünden de yararlanarak kullanmaya kararlıdır. bu doğrultuda tüm adayı etkileyecek müdahalelere girişir.

Hüzünlü sonla biten , aydınların ve bu işte tecrübe sahibi insanları küçük gören direnenleri yadsıyan tüm ada halkı kaybeder. Kitabın sonunda yeniden Martılar kazanır , ancak savaşı kaybedenler arasında çok önceden uyaran aydınlar da vardır...
 
  

 Önceleri sıradan görünen bu müdahaleler sonunda düşmanı düşmana kırdırmaya dek varacaktır. Başta martılar olma üzere ada halkı dahil tüm canlılar başkan’ın acımasızlığından nasibini alacaktır. Bu arada durdurulamaz görünen bu gidişe direnen bazı sesler de vardır.

Kitaptaki Yazar ise suskunluğu seçen halkı uyarmaya çalışan bir aydın. (şüphesiz bu Livaneli’nin bizzat kendisi. ben sizi uyarmıştım diyen tavrı her gün köşesinden okunabilir. haklı da. Ayrıca olan bitene millete karşı bir küskünlüğü var. Sebebi de hiç bir şeyin değişmemesi aksine Livaneli’nin günah keçisini dönüşmesi.)Anlatıcı ise halktan biri. (Livaneli’nin kitabın anlatımını neden basit kıldığının sebebi)martılar ötekiler  adanın asıl sahipleri.Livaneli SON ADA ’da aslında hepimizin aşina olduğu düşsel bir ülkede yaşanan olayları alegorik bir anlatımla verirken politik ve kişisel ihtiraslarla topluma ve doğaya müdahalelerin sonuçlarını da gözler önüne seriyor


Bu kitap Livaneli’ye 38. Orhan Kemal roman armağanını kazandı..

YAŞAR KEMAL ’iN NOTU
 

Zülfü’nün romanı başka bir roman. yepyeni. ben bu  romanı okuduğumda şaşırdım kaldım. Zülfü yepyeni bir ustalık yepyeni bir roman getirmişti. beklemediğim bir yenilikti zülfü’nün getirdiği. zülfü’nün yarattığı yeniliği okuyucuya bırakmak istiyorum yayapamıyorum. önce zalimliği gözükmeyen gizli bir zalim. gururlu ama gururu hiç belli değil. böylesi adamda ne bulunursa onda da var ama hiç belli değil ya da davranışlarını saklıyor. biz adamları tanıyoruz. onları çok iyi tanıyoruz. böyle bir insanı bulmakyazan her usta romancının karı değil. zülfü’nün romanlarındaki inceden ince psikolojiyi bulmak kolay değil de böyle incelikleri bulamayanlar üzülemez çünkü onun romanları zenginliktir. Bu romanda yaşam kadar canlılık vardır. Her romancıya nasip olmaz.

 
Bütün zenginliği bize gösteren romandaki dildir. bir romancı her romanını aynı biçimde aynı dille yazıyorsa o roman roman olmazsolar giderkalıcı olamaz. bir roman kalıcı bir roman olacaksa dilini kendi yaratacaktır. Zülfü bu romanında romana göre bir dil yaratmıştır , bundan dolayı da kalıcı olacaktır.

 


Bu romanda insanların hepsi de canlı ve yaşıyorlar. Bir de tilkiler var. Bir de orman var. Ormanın çamları tilkilerin vatanı bir de martılar. Hiç bilmediğimiz martılar. İnsanlardan bile daha güçlü anlatılmış. Zülfüce yaratılmış martılar başka bir romandabaşka bir yerde olamazdı. Bakkalın bir sakat çocuğu var. Sakat mı değil mi romanın sonuna kadar bilmiyoruz. Bu çocuk bu romanda olmasaydı roman bu kadar büyük olamazdı. Bir de bu romanın trajik yanı varbaşka bir romanda olsaydı romanı da alır götürür şuraya atardı. Zülfü bu romanda inanılmaz ölçülere olanaklar yaratmış. Her şey birbirine uyuyor. Edebiyatta görkemli bir söz vardır. Büyük kapıdan girmek. Bu büyük bir eserin yazarı demek. Zülfü büyük kapıdan bu romanıyla girmiştir.

Aslında Haytap olarak tüm gönüllülerimize okuması için tavsiye ettiğimiz Livaneli’nin bu kitabı , sadece çevresinde yaşananları farketmeye yeni başlayan bünyelere bir bilinçaltı mesajı vermeye çalışıyor.

Kitabı www.haytapshop.com adresinden temin edebilir aynı zamanda Haytap projelerine destek olabilirsiniz.

  • Son Ada - Zülfü Livaneli
  • Son Ada - Zülfü Livaneli