Çanakkale’de 17. Alay Komutanı Yarbay Hasan Bey ve Köpeği Canberk

  • A+
  • A-

18 Mart Çanakkale savaşının üzerinden tam 102 yıl geçti. 12 Mart Çanakkale savaşı bu ülke evlatlarının asla unutmaması ve Çanakkale ruhu taşması gerekmektedir. 7'den 70'e bir çok şehit verdiğimiz Çanakkale savaşıyla ilgili belkide çoğunuzun ilk defa duyacağı bir vefa hikayesi okuyacaksınız.

18 Mart Çanakkale savaşının üzerinden tam 102 yıl geçti. 12 Mart Çanakkale savaşı bu ülke evlatlarının asla unutmaması ve Çanakkale ruhu taşması gerekmektedir. 7'den 70'e bir çok şehit verdiğimiz Çanakkale savaşıyla ilgili belkide çoğunuzun ilk defa duyacağı bir vefa hikayesi okuyacaksınız


Tam tamına 102 yıl önce (18 Mart 1915), Çanakkale Deniz Zaferi’ni kazandık. Çanakkale’de savaşında binlerce kahramanlık hikayesi yazılırken 17. Alayın Kahraman Komutanı Yarbay Hasan bey ile Yaralı halde bulduğu Canberk köpek arasındaki duygusal hikaye ise “Bir Vefa Âbidesi” olarak tarihe adını yazdırmıştır.

İşte Yarbay Hasan Bey ile birlikte ölüme giden “Canberk köpek”‘in hikayesi
Çanakkale’de savaş son hızla sürerken, gencecik insanlar birer birer toprağa düşerken, 17. Alayın Kahraman Komutanı Yarbay Hasan Bey de askerleriyle birlikte savaşıyor, düşman siperlerine doğru korkusuzca ilerliyordu.

İlerleme sırasında bir çeşmeye yaklaştılar ve su içmek için askerlerine izin verdi Hasan Bey, ancak çeşmenin başında bir köpek vardı ve askerler onu kovalamaya çalışıyordu. Köpeğin her yeri yara bere içerisindeydi, çok bitkin haldeydi ve tüyleri dökülmüş, perişan haldeydi.

Hasan Bey köpeği kovalayan askerlerini durdurdu ve o bitap düşmüş köpeği kucağına aldı. Ona bizzat eliyle çeşmeden su alarak su içirdi. Sonra da karnını doyurdu ve köpeği kucağına alarak yoluna devam etti. Bir daha da yanından ayırmadı. Artık askerlerle birlikte geziyor, siperlere giriyor, cenk ediyordu. Ama hala bir adı yoktu ve Hasan Bey de ona Canberk adını koydu. Canberk artık bir Türk ordusu neferiydi. Mehmetçiklerin dostuydu.

Herkes onu çok seviyordu. Zamanla tüyleri yeniden çıktı, gelişti, yaraları da düzeldi. Askerlerden bazıları insanların hayvanlara olan ilgisi ve sevgisinin sebebini neden anlamıyor ve soruyorlardı. ”Komutanım, bu köpeğe neden bu kadar alaka gösteriyorsunuz?”
Hasan Bey de “O da bir can taşıyor. Sizi, bizi ondan ayıran bir şey yok ve Allah’ın huzuruna geldiğimde bu köpeğe neden merhamet etmedin, demesinden korkuyorum!” demişti.

Canberk’in hayatı değişmişti ama savaşta değişen bir şey yoktu. Savaş tüm acımasızlığı ile sürerken yaralı bir Fransız askerine yardım etmek için yanına yaklaşan Hasan Bey, savaş içinde canavarlaşmış, insanlıktan çıkmış ve iyiliği göremeyen Fransız’ın hançeriyle olduğu yere yığıldı. Olanı uzaktan fark eden Canberk koşup oraya geldi ve hemen Hasan Bey’in yanına çöktü. Ellerini yalıyordu, yüzünü yalıyordu, havlıyor ona cesaret vermeye çalışıyordu. Sonradan hemen herkes yanına koştu ama ne var ki, yarası çok ağırdı ve maalesef Hasan Bey orada can verdi.

Ve kahraman Mehmetçikler de çok üzülse de savaş tüm hızıyla sürdüğünden ve Hasan Bey’i uğruna savaştığı, öldüğü toprağa emanet etme vakti geldiğinden ona bir mezar kazdılar. Hasan Bey’in üzerine Türk bayrağını örttüler. Canberk de bu sırada Hasan Bey’in ayağının ucunda yatmaktadır. O da bayrağın altında yatmaya başladı.

Mehmetçikler, Yarbay Hasan Bey’i defnetmek için bayrağı kaldırdılar ve Canberk hala orada yatmaktadır. Canberk kalkmaz, biraz daha kaldırmak isterler ama Canberk yerinden kıpırdamaz. Biraz daha uğraştıklarında da Canberk’in de öldüğünü fark ettiler.

Tüm Mehmetçikler daha da çok üzülmüşler, Canberk ve Hasan Bey’in dostluğu karşısında saygıyla eğilmişler ve daha sonra Yarbay Hasan’ı toprağa verirler ve çok sevdiği ve hiç yanından ayırmadığı Canberk’i de ayak ucunda toprağa verdiler.


 
Bir savaş ortamında bile bir cana hayat veren kahraman Yarbay Hasan Bey, tüm şehitlerimiz ve tabii ki Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz.