HAYVAN HAKLARI TARİHİ

İstanbul’da İlk Hayvan Hastanesi -1927

İstanbul’da İlk Hayvan Hastanesi

 

25 Nisan 1927 tarihli Cumhuriyet gazetesinden;

 

Şehrenaneti’nin (Belediye) uzun zamandan beri Fatih’te inşa etmekte olduğu hayvan hastanesi dün merasimle açılmıştır. Küçad resminde (açılış töreninde) Şehremini Muhiddin Bey ile Cemiyet-i Umumiye-i Belediye azaları, emanet erkanı ve şehrimizdeki baytarlar hazır bulunmuşlardır. Saat 16:00’da şehremini Bey, Cemiyet-i Umumiye-i Belediye azalarıyla birlikte hastanenin önüne gelmiştir.

 

Bu esnada emanet Umur-u Baytariye (veterinerlik işleri) Müdürü Esad Bey bir nutuk irad ederek hastaneyi açmak için çalışan şehremini tahsisatı veren Cemiyet-i Umumiye-i Belediye azalarına teşekkür etmiştir. Esad Bey müteakiben hastanenin yapacağı işlerle, şehre olan faydalarını izah ederek demiştir ki:

 

-“Halkın her nevi hasta hayvanlarının meccanen (parasız olarak) muayene ve tedavisi maksadıyla tesis edilen bu fenni müessese, şehrimizin bu ana değin her nasılsa nazar-ı dikkate alınmamış olan esaslı bir ihtiyacınıtesviye edeceği (karşılayacağı) giibi, tababet-i baytariyeyi (veteriner hekimliğini) bugüne kadar icabı derecede takdir edememiş olan halka da bir numune olacaktır. Şimdiye kadar müracaat ederek bir menba-ı şifa (tedavi kurumu) bulamadıklarından dolayı hasta hayvanlarının tedavisi için nalbantlara müracaattan başka yapacak bir şey bulunmayan ve bu suretle evlad ü ıyalinin (çoluk çocuğunun) maişetini tedarike medar (yarayan) canlı sermayesinin mahv ve helakına yüreği yanarak şahit olan halk, gitgide ihtiyaç nispetinde tevsii (genişletilmesi) tabii bulunan bugünkü şu küçük müessesede hastalarına derman buldukça, ilim ve fenne iitimadı artacak ve tababet-i baytariyyenin kıymeti ve zaruri lüzumu daha iyi anlaşılacaktır. Hayvanların birçok hastalığı vardır ki bunlar gerek canlı hayvandan ve gerek (et, süt, sucuk, pastırma, ilh.) gibi madde ve hayvan mahsullerinden insanlara geçerek (şarbon, ruam verem gibi) öldürücü neticeler doğuracak hastalıklara sebep olur. İşte bu hastane ve bunun dahilindeki labaratuvar, şehrin bu husustaki sıhhi ihtiyaçlarını da temin edecektir. Müessesenin resmi küşadının icrasını muhterem şehremininizden istirham ederim.”

 

Müteakıben Şehremini Muhiddin Bey de hülasaten demiştir ki;

-“Hastane şehrin ihtiyaçlarını tamamıyla tatmin edecek kadar büyük olmamakla beraber istikbal için bir ümit menbaı (kaynağı) olduğundan ehemmiyete şayandır. Memleket için hayırlı olmasını temenni ederim.”

 

Muhiddin Bey bu sözlerden sonra ilerlemiş ve bi tepsi içinde duran makası alarak kapıda gerili olan kırmızı beyazlı kurdeleyi kesmiştir. Bundan sonra hazır bulunanlar hastaneyi gezmişlerdir. Hastanede emraz-ı sariye (bulaşıcı hastalıklar) koğuşu, nalbanthane, emraz-ı dahiliye koğuşu, labaratuar, eczane, baytar odası, ameliyathane, ahırcı odası ve emraz-ı hariciye koğuşu daireleri vardır. Ameliyathanede otomatik bir travay bulunmaktadır. Bu travayda hayvanlar kımıldanmadan ameliyat olacaktır. Diğer dairelerin de bütün hazırlıkları tamam olup temizlikleri şayan-ı zikrdir (söz etmeye değer niteliktedir).

 

Hastanenin laboratuvar şefliğine muallim Mehmet Halit, baytarlığına muallim Salih Zeki Beyler tayin edilmiştir. Bunlardan başka iki nalbant ile dört de ahırcı alınmıştır. Hayvanlar şimdiye kadar ahırlarda ameliyat edilmekte ve sari (bulaşıcı) hastalıkları diğer hayvanlara da geçmekte idiler. Hastane bu suretle çok faydalı olacaktır. Hastaneye bugünden itibaren hasta kabul olunacaktır.

 

Dünkü resmi küşatta hazır bulunanlara bir de çay ziyafeti verilmiş, müteakiben hazır bulunanlar dağılmışlardır.

 

Hazırlayan: Osman Bahadır