FARKINDALIK ÇALIŞMALARIMIZ

Sirklerde Hayvan Kullanımına Karşı Kampanya !

  • A+
  • A-
Haytap Sirklerde Hayvan Kullanımına Karşı Duyuru ve Bilinçlendirmeye yönelik mesaj ve görseller içeren bilgilendirme kampanyası başlattı ! Kampanya görselleri yurt dışında bazı STO dernekleriyle de karşılıklı paylaşılarak etkisi yaygınlaştırılacak.Sirk hayvanları şovlarda sergiledikleri zorlanma gerektiren numaraları isteyerek öğrenmezler. Kimse de durduk yere alevler içindeki bir çemberden atlayan bir kaplan ya da dans eden bir fil göremez. Değişen kademelerde kamçılama, elektrik şoku verme, fillere kanca şeklinde bir alet batırma veya bu aletle darp etme gibi bedensel cezalandırma teknikleri kullanılarak hayvanlar kendilerine emredileni yapmak zorunda bırakılır. Bedensel cezalandırmanın yanı sıra su, yemek vermeme, hayvanı kafesinde tek başına bırakma da direnen hayvanların direncini kırmak için başvurulan yollardandır. Zincir, kırbaç, sopalar, kanca, ip, ağızlık gibi gereçler bu canice eğitimin vazgeçilmezleridir.Fil kancası olarak da bilinen bu alet filleri yola getirmek için bir eğiticinin demirbaşıdır. Bir filin derisinin kalınlığı vücudunun bölgelerine göre değişir. Bu kanca derinin ince ve bir böcek ısırığını fark edecek kadar hassas olduğu kulak araları, burnun içi, çene altı ve ayak çevrelerine batırılır.Sirklere ve hayvanat bahçelerine danışmanlık yapan bir fil terbiyecisi olan Alan Roocroft, Managing Elephants adlı kitabında şöyle yazar: Bir file bedensel cezalandırma uygulanırken bu ceza o şekilde zorlayıcı olmalıdır ki fil bunun gerçek bir ceza olduğunu sezebilsin. Üstün pozisyonu sağlayabilmek için eğitici fili iyice sindirmelidir. Asi bir fili zap etmek için yeterli miktarda kas gücünü temin etmek için 8 tercihen 10 yardımcıya gerek vardır. Fil bir kere hareketsiz hale getirildikten sonra tahta bir sopanın darbelerine maruz kalır. Yine birer fil terbiyecisi olan George Slim Lewis ve Byron Fish konuya devam ediyorlar. .....böyle bir durumda ise fil korku ve bıkkınlık emareleri gösterecektir: gözleri dolar ve gözlerinden yaşlar akar. En sonunda fil teslim olur....Karşısındakine kıyasla çaresiz olduğunun farkındadır.Fazla söze gerek yok, insanlık utancı denilen şey bu olmalıdır.Alıntı : Elif Erdoğan / Birikim
Sirklerde vahşi hayvan kullanımı konusunda bilirkişi görüşü:1996’da Viyena Çevre Savunma Birliği sirklerde vahşi hayvanlarin bulundurulması konusunda bilimsel bir bildiri yayınlamıştır. Bu bildiriye göre:Gelecek için genel hedef, sirklerde hayvan bulundurulmasının koşulunun yalnızca hayvanların gerekli ihtiyaçlarının bütünüyle karşılanmasıdır. Açıkça dikkat çekmek istediğimiz konu ise bu gerekliliğe uymanın mümkün olmadığıdır.Tüm Avrupa Birliği hayvan hakları organizasyonlarını himayesinde bulunduran Eurogroup for Animal Welfare de aynı fikirdedir. 2 Ağustos’ta yaptıkları açıklamada:Eurogroup olarak düşüncemiz, vahşi hayvanları sirklerde tutma durumuna etik olarak veya koruma esasları temel alınarak baktığımızda, haklı görülecek yada savunulacak bir yan bulunmadığıdır. Bu nedenle yasağın kalkmamasından yanayız.Vahşi hayvanların sirklerde bulundurulması yasagı hayvanları koruma idealinin gelişmesinde atılacak ilerici bir adım olarak görülmelidir. Yakın gelecekte Avrupa Birliği’ne bağlı diğer mevkiler de benzer yasamaların yapılmasını kabul edecektir.

Vahşi hayvanların sirklerde tutulmasında karşılaşılan önemli problemler:
Avusturya hayvanları koruma kanununun 25.(vahşi hayvanların sirklerde bulundurulması) ve 28.(hayvanların kamusal gösterilerde kullanılması) maddelerinde Avustturya’da vahşi hayvan bulundurulmamasını gerektirecek veya kamusal gösterilerde kullanılmamasını zorunlu kılacak bir madde bulunmamaktadır. Asıl problem sirklerdeki hayvanların yolculuk esnasında maruz kaldığı kötü şartlar ve yerleşim esnasında da hayvanların barındırıldığı bölümlerin ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz olmasıdır. Hayvanların kamusal gösterilerde kullanılması (misal film çekimleri) hayvana kısa süreli stres vermektedir, durum böyle olmasaydı izin verilmeyebilir ve hayvanın uzun süreli acı çekmesine göz yumulmazdı. Sirklerde hayvanlar bitmek bilmez bir stresin altında, sıkışık ve yetersiz kafeslerde bulunduklarından durum tersinedir.Sirklerde vahşi hayvan bulundurulması, insanların bu hayvanlarla direkt temas halinde olması anlamına gelir. Vahşi hayvanlar insanlara tehlike arz eder ve buna bağlı olarak da eğitilirler. Bu eğitim esnasında hayvanların içgüdüleri, şiddet ve eziyet ile parçalanmaya ve yokedilmeye çalışılır. Hayvan, kendi eğiticisini efendisi ve boyun eğmesi gereken bir amir gibi görmeye zorlanır. Bu durum hayvanat bahcelerindeki duruma tamamen zıt düşer, hayvanat bahçelerinde insanların hayvanlarla direkt temas sağlanması gerekli değildir. Böyle bir durumda hayvanların içgüdülerini zedelemek için onlara eziyet etmek gerekmez, bakıcıları ise demir kafeslerin ardından onlarla gerekli teması kurabilir.İnsanlara karşı tehlikesi:Olayın bir diğer yönü ise sirklerde bulunan vahşi hayvanların, insanlar için tehlike unsuru olmasıdır. İri, güçlü ve potansiyel tehlike içeren hayvanların insanlarla direkt temas haline gelmeleri çeşitli kazalara yol açabilir.1998 ve 2002 yılları arasında sadece Avusturya’da dört farklı kazada; genç bir erkek bir deve tarafından ezildi, genç bir maymun seyircilerden iki kişiyi ısırdı ve Ağustos 1998’de Belly Viyana Sirki’nde bir fil, akrobatlardan birini havaya kaldırdı ve gögüs kafesini kırdı. Komaya giren adamın hayati ciddi biçimde tehlikeye girdi.Yeterli kontrolün imkansızlığı:

Herhangi bir sirkte hayvan refahının sağlanması mümkün değildir. Sirkler farklı bölgelere gitmek üzere hareket halindeyken de hayvanların durumunun göz önünde bulundurulması imkansızdır. Bu konuda bir Alman sirki olan Barelli Sirki’ni örnek olarak gösterebiliriz. Sirk Nisan 2003’te Viyena’da performans sergilemekteydi. Bu esnada yeni düzenlenmekte olan Viyana hayvanları koruma kanunu devreye girdi ve sirkte bulunan 5 kaplanın barınma şartlarının yasal olmadığı belirtildi. Sonuç olarak sirk, bu hayvanlar için yeterli ölçülerde dışarıda bulunan bir çit alan kurmak zorunda bırakıldı. Kaldıkları süre boyunca çitler yapısal olarak kurulmadan durdu. Üstelik, Verein Gegen Tierfabriken, yaptığı araştırma sonucunda, veterinerin olmadığını, yolculuk sırasında ise 5 kaplanın bir yük vagonuna koyularak tüm güun boyunca vagonda mahsur bırakıldıklarını kanıtladılar. Dışarıda bulunan çit alan hep boş kaldı.
Avrupa üyesi Parlementer Mr Jörg Leichtfried, 15 Kasim 2005’de yaptığı talepte demiştir ki:
Hayvanların refahının sağlanması, Avrupa’da öncelikli ve kesin bir değer haline gelmek zorundadır!Fotoğraflar için tıklayınız..
HAYTAP KAMPANYA GÖRSELLERİ
  • Sirklerde Hayvan Kullanımına Karşı Kampanya !
  • Sirklerde Hayvan Kullanımına Karşı Kampanya !
  • Sirklerde Hayvan Kullanımına Karşı Kampanya !
  • Sirklerde Hayvan Kullanımına Karşı Kampanya !
  • Sirklerde Hayvan Kullanımına Karşı Kampanya !