BEKİR COŞKUN KÖŞESİ

Çomar ı gördün mü?..BEKİR COŞKUN

KATİLİ durduramıyoruz.

O her gece, eline silahını alıp sokaklara çıkıyor.

Bahçelerimizde, parklarımızda, köşe başında, ya da bir çöplükte gördüğü köpeklerimizi-kedilerimizi öldürüyor.

Hayvan Hakları Yasası bunu "suç" saydığı halde, katiller devletin görevlileri:

Belediyeciler...

Devletin adamları, devletin yasasını yok sayıyorlar.

Ve bu cinayetlerin işlendiği belediyelerde çalışan şefler-müdürler, suç ortaklarıdır.

Sokak hayvanlarını toplamak için ellerine verilmiş iğne atan tüfeklere öldürücü dozda ilaç koyup, uyanmamak üzere uyutuyorlar kedileri-köpekleri.

Katil durmuyor.

Çünkü bu katliamların yapıldığı yerlerde üçüncü suç ortakları güçlü ve dokunulmazdır:

Belediye başkanları...

*


Her gece sizler uyurken sokaklarda bir katliam yaşanıyor, öldürülmüş annesinin kucağına girip yine de orada uyumak isteyen bebekler...

Öldürülmüş yavrularını ayağa kaldırmak için başlarından ayrılmayıp bekleyen anneler.

Birer ölüm çığlığı sokaktan sokağa yayılır durur.

Sabahları çocuklarımız uyandığında, sadece mahalle arkadaşlarına sordukları şu masum soru kalır ortalıkta:

"Çomar’ı gördün mü?.."

*

Hayvan dostları ise;
 o iyi niyetleriyle oturup ağlamaktan, birbirlerine ölüm biçimlerini anlatmaktan, arada bir meydanlara çıkıp cılız gösterilerle "katili" hatırlatmaktan başka bir şey yapamıyorlar.

Ama böyle gitmez.

İnsanların insanları boğazlamasının, bu "öldürme" kültüründen başladığını "katil ruhlulara" anlatamazsak bile, anlatacak bir yer, anlayacakları bir dil olmalı.

Bütün hayvansever derneklerin, vakıfların, gönüllülerin bir üst çatı altında toplanmalarını ve el ele vermelerini diliyorum.

Eğer katliamları durdurmanın bir yolu varsa ve bizler bir araya gelmeyerek katliamların sürmesine neden oluyorsak, dördüncü "suçluyu" açıklayabilirim:

Biz...

Şu sorunun yanıtını çocuklardan saklaya saklaya:

"Çomar’ı gördün mü?.."