BEKİR COŞKUN KÖŞESİ

Yargıç...

 

 

YARGITAY 4. Hukuk Dairesi, köpeği öldürülen hayvansevere ‘üzüntü tazminatı’ vermedi. Yargıçlar, evindeki dostu öldürülen bir insanın o kadar çok üzüldüğüne mi inanmadılar, üzüntüsünü mü ciddiye almadılar, yoksa ‘üzülürse üzülsün’ mü dediler, bilemem.

Bizim Oya Armutçu, yine gözleri buğulu buğulu getirdi Yargıtay’ın kararını.

Yargıdır, kararları onlar verirler.

Ama bu kararın altında bir ‘karşı oy’ vardı. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Başkanı Bilal Kartal, arkadaşlarının kararına katılmıyordu ve karşı oy şerhi koymuştu.

Diyor ki Yüksek Yargıç Bilal Kartal:

‘Onlar insanlara ekonomik yarar sağlamayan, tam tersine yük getiren, zahmet getiren... (...)
 Ama duygu bağı kurulan, ev halkından birisi gibi olan canlılardır. (...) Bu sonuç sahibini mutlu kılmakta, yaşama bakışını olumlu yönde etkilemektedir. (...) Bu ölçüde olumlu katkıları olan bir canlının yok edilmesinin üzüntü yaratacağı, sahibinin duygusal ve sosyal kişilik değerlerini önemli ölçüde bozacağı tartışmasız kabul edilmelidir...’

*

Sağol Yargıç...


Hukuk dahi duyguların ürünü değil midir?

Mahkemenin kararı farklı olsa bile, o mahkemenin Başkan’ının bunları kararın altına yazması ve hukuk tarihine not düşmesi bizler için ne kadar önemli bilemezsiniz.

Bizler acı çektiğimizde yargıçlara koşarız.

Bazen bir kadın, gözlerini sile sile...

Bazen bir çocuk, sabah kalkınca bulamadığı dostunu isteye isteye...

Evimizin bir ferdini öldürdüklerinde ve yüreğimizde alevler yükseldiğinde ya kime gideceğiz?..

Bazen de işte böyle bir Yargıç...

Belli ki evindeki, ya da sokağındaki, belki de çocukluğundaki bir dostun sevgisi var kalbinde Yargıç’ın...

Belli ki o sevgiyi tanıyor...

Belli ki dili olmasa da sadakati, ifade edilmese de dostluğu, söylenmese de vefayı görmüş.

Bizler gibi ağlamayı bilen birisi.

Yüzünü görmedik, Yargıç’ı tanımıyoruz. Ama bizler el ele tutuşup bir koşu gidip boynuna sarılmak, yanaklarından öpmek isteriz...

Sağol Yargıç...

 

BEKİR COŞKUN

  • Yargıç...