DON KİŞOT’UN KÖŞESİ

"Sessiz" Kalan Siyasilere de OyYok !

  • A+
  • A-

Bizim ülkemizde seçim demek doğa ve çevre için felaket demek...

Kentlerin çevresindeki yeşil alanların imara açılması·, hayvanların doğal yaşam alanlarına müdahele ·demek... İmar planları ile gelişigüzel oynayarak önce insan diyip, ama insanın bile hakkını gaspa davetiye çıkarmak demek.

Ormanların yakılması-açılması demek...

Oy toplamak için sokak hayvanlarmızın zehirlenmesi , tüfekle vurulması toplu olarak öldürülmesi demek...

Oy vermezler diye köylünün anız yakmasını görmezlikten gelmek demek...sessiz kalmak demek

Göllerin ve sulak alanların kurutulup oy karşılığında köylülere dağıtılması demek...sonra da bahaneyi küresel ısınmaya ya da rakip partinin önceki uygulamalarına atmak demek.

Doğanın ·bir bütün olduğunu anlamamak demek.

Dal yoksa kuş olmayacağını bilmemek demek ...Ağaç olmadan orman , orman olmadan hava , hava olmadan su , su olmadan yaşam düşünememek demek.

Bir ceviz ağacı üzerinde oynayan sincapları varsa güzeldir.

Bir geminin arkasında martılara simit atılıyorsa o şehir şehirdir.

Güvecinler için camilerin köşelerine barınma yeri yapıldıysa oranın kutsallığı artar , zavallı eşekler atlar dağlara atılmıyorsa , sucuk yapılmak için köşe başlarında kesilmiyorsa , yakalananlar mahkemelerde ciddi yaptırımlarla yargılanıyorsa biz o zaman inanırız işte çevreye duyarlı siyasilerin olduğunu

Bunlar İnsan sevmez , hayvan sever savunması ise sadece kendini kandırmaca…

Peki Hangi insan?..

Ormanı yakan insanı, ormandaki geyikler , kaplumbağalar·, kaçamayan yılkı atları kadar sevmediğimiz doğrudur.


Sulak alanların imar planları ile kooperatif arazilerine tahsis edilerek , sonra büyük kentlerde su sorunu başladığında suçu hayvanlara bile atacak kadar ahmak olan yönetici insanlara saygı duymadığmız da doğrudur.


Biz hayvanları öldürten belediye başkanlarını , gizli genelgelerle onları yok eden yöneticileri·; ·bizleri depremden , terörden , uyuşturucudan koruyan köpeklerden daha çok sevemeyiz..

Çevreyi talan edenlerin , göl havzalarına moloz dökenlerin , ikiyüzlü çevreci görünen siyasilerin bizlerin için yük taşıyan munis eşek kadar bir ·değeri yoktur.


Türkiye yıllardır ·su içmek için dereye inen ve linç edilen bir ayının hazin ölümünü unutamadı…

Biz o suda çaresiz, başı taşlarla ezilen o garip ayıyı seviyoruz , onu yasalarla koruyacak cesaretli devlet memurlarını ve siyasileri seviyoruz.

Onu linç eden insanları ve buna sessiz kalan siyasilere insan olsalar da bir türlü kanımız uyuşmadı..

Sopalarla kafasına vurula vurula öldürülen, her canlı gibi serinlemek için girdiği suda neye uğradığını şaşırıp canı yandıkça bağıran ·ayıdan yanayız.

HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu olarak sesleniyoruz :

Bu yerel seçimlerde sevdiğiniz o canlılar adına da oy kullanın·.

Hangi ideolojide olursa olsunlar siyasilerin hepsi onları öldürüyorlar , çevremizi elimizden alıyorlar , hepsi geleceğimizi yok ediyorlar… Hepsinin belki tek ortak yönü bu…tek anlaştıkları , tek gizli ittifak kurdukları bu..

Seçimlere çok az bir süre kaldığı halde siyasi partilerin dillerinde hala çevre ve doğa yok...

Dağlar , denizler, göller, ırmaklar, ormanlar, yaylalar, sulak alanlar , hayvan bakımevleri onları ilgilendirmiyor.

Maalesef ·haklarını savunduğumuz , türküler yaktığımız leyleklerin, turnaların, ceylanların oy verme olanağı bulunmuyor.

Oysa gelişmiş demokrasilerde siyasi partiler her zaman doğaya ve çevreye ayrı bir önem verirler.

Niçin?..

Çünkü bir kedinin oy hakkı olmasa da, onu sevenlerin ve onu ağaçlarda görmek isteyenlerin oy hakkı vardır.

Bir zihniyettir bu...

Bir kedinin ya da bir gölün bile hakkını savunan siyasi zihniyetin yüceliğini, samimiyetini, içtenliğini ayırt eder çağdaş insan...


Hayvanları seven, korumaya söz veren, onları doğanın birer emaneti gibi görenleri destekleyin...

O merhametsiz-acımasız-duygusuz adamlar ·hangi partiden olursa olsunlar artık gitsinler...

Sessiz , avukatsız , sendikasız , savunmasız canlarımızı savunan o yürekli , cesaretli insanların yanında olun…

Törenlerde başkanlarına şov yapmak için gariban ineği bacağından asıp kurban eden ikiyüzlü ·siyasilerden uzak durun..

Federasyonumuzun çağrısına uyun ·bu görüntüleri görüp çocukları , kadınları hala ağlatan siyasilere oy vermeyin.

Mikrofonların değil , kendi vicdanınızın sesini dinleyin , bu konuda samimi olan politikacıyla beraber bu kutsal davada yürüyün.

O da torunun geleceğini ·düşünmez , onu da siz düşünün.